Dün sadece söyledikleriyle değil söylemedikleriyle de tartışma yaratan PKK’nın fesih açıklamasını Derrida’cı yöntemle yapı bozumuna uğratıp anlamaya çalışmıştım.
Bu metodla yaptığım çalışma sonucunda metnin asıl amacı hakkında ne yazık ki pek de hoş olmayan bir sonuca varmıştım.
Bugün ikinci bir fikir alayım diye aynı metni dil felsefesi üzerine daha iyisini zor bulacağınız Ludwig Wittgenstein’ı devreye soktum.
***
PKK’nın Lozan anlaşmasını ve 1924 anayasasını tartışmaya açan yazılı metni ben de hep gerçek amaçlarını söylememek için laf kalabalığı yapıyorlarmış duygusu uyandırıyordu.

***
Bu gibi durumlar için Wittgenstein ‘eğer konuşamıyorsanız o zaman sessiz olun’ demişti.
***
Yani Wittgenstein eğer bir fikir ya da kelime bizlerin onu anlaşılır kılma, kavrama yeteneğimize meydan okuyorsa veya bunu yapmamızı imkansızlaştırıyorsa bu durumda konuşmak yerine sessiz kalmanın daha doğru olacağını söylemişti.
***
PKK’nın açıklaması bence söyledikleriyle değil söylemedikleriyle ön plana çıkıyor.
Bu nedenle Wittgenstein’ın dediği gibi baştan sessiz kalsalardı daha iyi olacaktı gibi geliyor bana.
14 April 2026 - The Sound of Music ve John Coltrane
10 April 2026 - Trump tımarhanelik deli mi?
8 April 2026 - İtiraf ediyorum Janet, Joan size aşığım
6 April 2026 - ABD müesses nizam koruyucuları Trump’ın akıl sağlığının yerinde olmadığını biliyorlar
5 April 2026 - Aslında bu savaş 20 Nisan 2025’te ilan edilmişti